MedicalPark Antalya Hastanesi’nde 11 yılda 5028 böbrek, 500 karaciğer ve 30 pankreas nakli gerçekleştirilmiş.

İnanması zor ama gerçek.

Geçmişte sanki organ nakline öcü gözüyle bakılırken değişen dünya düzeninde yozlaşan hayat ne yazık ki insanlarda çeşitli hastalıklara sebep oldu ve organ nakli ihtiyaç sayısında da çok ciddi oranlarda artış oluştu.

Yukarıda verilen rakamlar Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Alper Demirbaş’ın deşimi ile insan.

Yani rakam olarak bakmamak gerekiyor.

Her bir rakam bir insanın hayata sıkı sıkıya tutunması demek oluyor.

Ne yazık ki paylaşılan bazı rakamlar halen organ nakli konusunda duyarlı olmadığımızı gösteriyor.

Organa ihtiyacı olan bir hastaya ailesi dahi organlarını bağışlamaktan çekiniyor.

Çok acı ama gerçek bu ve bu gerçekle yüzleşerek illa ki birisinin ölmesini beklemeyelim.

Yoğun bakım ünitesinde tutulan hastanın ancak beyin ölümü olması halinde organ nakli gündeme geliyor.

Ailenin onay vermesi halinde kalp durmadan organların alınması gerekiyor.

Mutlak ölüm olan beyin ölümünden dönüş yok.

Kısa bir süre sonra kalp de zaten duruyor.

Ancak kalp durmadan organların alınması gerekiyor ki nakledilebilsin.

Organ bağışçısı olmak isteyenler İl Sağlık Müdürlükleri, tüm hastanelerde kurulmuş olan Organ Bağış Birimleri, tüm nakil merkezlerine, ayrıca illerde düzenlenen etkinlikler sırasında kurulan bağış standlarına başvurabiliyor.

Antalya’da geçtiğimiz yıllarda organ nakline dikkat çekmek amacı ile bir etkinlik gerçekleştirilmiş ve çok kısa bir sure içerisinde de hedefe ulaşılmıştı.

Şimdi ise daha geniş bir alanda 10 bin organ bağışçısı hedefleniyor.

Şimdi “Organ bağışçısı oranı neden ülkemizde bu kadar az?” sorusu aklımıza geliyor.

Sen bağışlamazsan, ben bağışlamazsam organ nakli bekleyen binlerce hasta yaşama yeniden nasıl tutunacak?

Kadavra bağışı da çok büyük önem taşıyan konu haline geliyor.

Her ne kadar şu sıralar fazla dillendirilmese de çok yakın bir zamanda sıkça duyacak gibiyiz kadavra konusunu…

Kalp, karaciğer ve akciğer organ bekleme listelerindeki birçok hasta, zamanında bir organ bulunamadığı için ölmekte.

Organ nakillerinin artmasındaki en önemli etken hiç kuşku yoktur ki gelişen teknolojidir.

Bazı ülkeler organ bağışını teşvik için vatandalarına vergi indirimi, iş kaybını karşılama vb yöntemlerle bu durumun önüne geçmeye çalışmakta.

Ülkemizde ilk organ nakli 1969 yılında yapılırken organ nakli ile ilgili çalışmalar 1970 yılında Hacettepe Üniversitesi’nde başlamıştır.

İlk böbrek nakli 3 Kasım 1975’de Prof.Dr. Mehmet Haberal tarafından anneden çocuğa şeklinde gerçekleşmiştir.

Kadavradan böbrek nakli ise 1978 yılında yapılmaya başlandı.

Bu tarihler aslında sağlık açısından birer dönüm noktasıdır.

Bazıları halen organ bağışının dinen sakıncalı olduğunu söylese de Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Ekrem Keleş 8 Kasım 2018 tarihinde , organ bağışının önemine işaret ederek, “(Ben kıyamet gününde organım eksik olarak mı dirileceğim) gibi çeşitli mülahazalar dile getiriliyor. Dini açıdan bu tür tereddütlerin yeri yoktur. Biz ruhumuzla insanız, bedenimizle insan değiliz” demiştir.

Kur’ân, “Kim bir insanı ihya ederse, bütün insanları ihya etmiş gibi olur.” 3 buyurur.

Kısacası göz göre göre canlar yok olup gidiyor.

Bu kimi zaman 70 yaşında Ayşe teyze Mehmet amca oluyor kimi zamanda daha çok küçük yaştaki Ahmet yada Zeynep oluyor.

Yaşları ve isimleri sürekli değişiyor ama organ bağışı olmadığı sürece ne yazık ki kaderleri değişmiyor.

Son zamanlarda sosyal medyanın da gücü ile birlikte bazı hastalar için çeşitli kampanyalar düzenlenerek organ bulunmasına yardımcı olunmaya çalışılıyor.

Üzgünüm ki bu şekilde de ancak 3 kişi 5 kişi bilemediniz 10 yada 50 kişiye elimizi uzatabiliriz.

Hiçbirşey yapmadan oturmaktan elbette ki iyidir.

Ama daha iyisi var.

Haydi kalkın ve gidip organlarınızı bağışlayın…

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner387

banner158

banner344

banner245

banner322

banner8

banner309

banner239