GÜNCEL:
TARSİD'den tarıma çözümler

Tarım sektörünün gelişmesi adına kurulan Tarım Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TARSİD), sürdürülebilir tarımı ve tarımın geleceğini konuşmak, sektörde yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini paylaşmak adına basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya TARSİD Yönetim Kurulu Başkanı Argün Şahin, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Rahmi Türk, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sedat Kolcuoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Dr. Savaş Titiz ve Özgür Ateş katıldı.

“Ortak akılla hareket”

Toplantıda konuşan TARSİD Yönetim Kurulu Başkanı Argün Şahin, TARSİD’in kurulma amacından bahsetti. Tarımın Başkenti Antalya’da yaşayan ve bu şehri çok sevmiş insanlar olarak kente ve kentin insanına karşı sorumluluk hissettiklerini ifade eden Şahin, “Ülkemizin en temel varlığı olan vatan ve vatan toprakları üzerindeki tarımsal üretimi planlamak, geliştirmek ve halkımızın refahına sunmak bizler tarım sektörünün iş insanları olarak en önemli görevimiz ve ödevimizdir.Tarım, ülkemiz ve dünya için stratejik öneme sahip bir sektördür. Kısa bir süre öncesine kadar temel tarımsal ürünlerde kendimize yeter üretimi yapabiliyorken bugün birçok tarım ürününü ithal etmeye başladık. Üstelik ülke olarak üretebilecek imkânlarımız, işgücümüz, bilgimiz varken. Bu üretimi yapmamızı engelleyen unsurlardan önde geleni tarımsal iş sektöründe bir bütün olarak yapılanma olmaması ve buna bağlı olarak tarım iş insanları için en temel konulardan biri olan üretim planlamasının yapılamamasıdır.Hiçbir sektörde işler her zaman sorunsuz, engelsiz devam etmez. Mutlaka her zaman birtakım sorunlar önümüze çıkacaktır. Önemli olan bu sorunlarla başa çıkabilme becerimizi geliştirmemizdir. Bu beceriyi geliştirmenin ve sonuç almanın en etkili yolu birlikte ve ortak akılla hareket etmektir” dedi.

“Hedefimiz 7 bölge”

TARSİD’in kurulma hikayesini anlatan Şahin, “Türkiye’de tarımının ekonomisini gerçekleştiren iş insanları olarak, TARSİD adı altında ortak akıl oluşturabileceğimiz, sorunların üstesinden gelebilecek beceriyi hem bireysel hem de kurum olarak geliştirebileceğimiz, içinde var olduğumuzu tarım sektörünün ve dolayısıyla ülkemizin gelişmesine/ ilerlemesine katkı yapabileceğimiz bir platform oluşturmaya karar verdik.10 Kasım’da ilk genel kurulumuzu yaptık. Yönetim Kurulumuzu belirledik. Hemen çalışmalara başladık. Yavaş ve emin adımlarla yolumuzda devam ediyoruz. Bizler tarımın tarafıyız.Türk tarımı için endişelenen, sürdürülebilir tarım için ne yapabilirim diyen,tarıma gönül vermiş, tarımı dert edinmiş bir ekiple yola çıktık. Biliyoruz ki yolumuz uzun, yükümüz ağır. Bununla birlikte İnanıyoruz ki Türkiye’nin dört bir tarafında bu yolculuğa değerli deneyimleriyle eşlik etmeyen isteyen, pek çok idealist sektör paydaşı yer alıyor. İzmir, Balıkesir, Ankara ve İstanbul’daki üyelerimizleilk adımı attık. Hedefimiz yedi bölgede tarım sektöründe faaliyet gösteren,alanında uzman isimlere, kişilere ulaşmak. Onlarla bir araya gelmek. Çünkü üyelerimizle güçlüyüz;çünkü hep birlikte güçleneceğiz. Üye sayımızı biraz daha artırdıktan sonra çeşitli illerde şube kurma çalışmalarına ağırlık vereceğiz. Dernek olarak odaklandığımız iki sektör var. Tarım sektörüne girdi sağlayan iş insanları, Tarıma dayalı sektörlerde faaliyet gösteren sanayici ve iş insanları. Bunlar TARSİD’in üye potansiyelini oluşturuyor. Bütün bu duygu ve düşüncelerle tarım sektörünü bir bütün olarak kucaklacağız” diye konuştu.

“Gündeme odaklanma zamanı”

Yerel seçimlerin geride kaldığına ve asıl gündeme odaklanmak gerektiğini belirten Şahin, “Tarım ve gıda sektörünün kronik sorunlarına yoğunlaşma zamanıdır.Geçici adımlarla kısa vadeli çözüme kavuşturulmaya çalışılan sorunlar artık sadece kırsaldaki üreticinin problemi olmaktan çıktı. Hepimizin mutfağına dayandı. Mutfak,adeta yanıyor. Şimdilik üretiyoruz, ürettiğimizi tüketiyoruz. Peki üretmek yetiyor mu ? Tarımın bir bütün olarak ele alınması, yapısal reform vurgusu, tarım ve gıda sektörü açısından da hiç olmadığı kadar önemli hale geldi. Bir tarafta istikrarsız ve öngörülemeyen üretici maliyetleri ve satış fiyatları, diğer tarafta yüksek seyreden tüketici gıda fiyatları Türkiye'de tarıma bakış açısının köklü şekilde değiştirilmesini gerekli kılıyor” ifadelerine yer verdi.

“Bütüncül yaklaşım gerekiyor”

Tarımda yeni şeyler söylemenin zamanı olduğuna dikkat çeken Şahin, “Tarım yol haritasının yeniden ve objektif şekilde çizilmeye ihtiyacı var. Sektörün tamamını kapsayan, kucaklayan ve ortak paydada buluşturacak bir yol haritasından bahsediyoruz. Sektörün sadece belirli kesimlerini değil tamamını kapsayan, kucaklayan ve ortak paydada buluşturacak bir yol haritasından bahsediyoruz. Tarım sektörünün kendi içinde farklı dinamikleri var ve bunlar dikkate alınmadığında karşınıza farklı türden sorunlar çıkıyor. Aslında sorunların büyük çoğunluğu ortak noktada birbiriyle kesişiyor.O yüzdenden de üretimden pazarlamaya kadar tarım politikalarına bütüncül yaklaşılması gerekiyor. Bu bilgiler ışığında TARSİD olarak tarım sektörüyle ilgili kamuoyu gündemini ilgilendiren konularla ilgili düşüncelerimizi paylaşmak istiyoruz” diye konuştu.

“Sorumlu kim?”

Türkiye'de gıda fiyatlarındaki artıştan bahseden Şahin, “Artışlar küresel tablodan farklı bir yön izliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün her ay yayımladığı küresel gıda fiyatları endeksi neredeyse 10 yıldır yatay bir seyir izliyor. Türkiye'de ise özellikle 2017'den bu yana gıda fiyatlarında hızlı bir yükseliş var. Gıda enflasyonu sekiz aydır yüzde 20'nin altına inmiyor. Son iki buçuk yılda ise gıda fiyatları ayda ortalama yüzde 16 artıyor. Mart ayı enflasyonunda yıllık en yüksek artış gıdada gerçekleşti. Fiyatı en çok artanlar çarliston biber yüzde 43,8, sivri biber yüzde 36,24, patlıcan %19,94 oldu. Gıda fiyatlarındaki artışın sorumlusu kim? Bu tablonun en önemli nedenlerinden birisi çiftçinin girdi maliyetlerinin, yani mazot, yem, gübre gibi girdilerin ithalata dayalı olması olarak gösteriliyor. Bu da girdi maliyetlerinin TL'deki değer kaybına karşı duyarlı hale gelmesine, TL'nin değer kaybetmesiyle birlikte tarımsal ürün üretiminin de daha pahalı hale gelmesine yol açıyor. Gıda fiyatlarındaki artıştan sorumlu tutulan bir diğer grup ise bu ürünlerin tarlalardan marketlere yolculuğuna aracılık yapanlar. Hükümet yetkilileri, bu aracıları aldıkları komisyonların ürünlerin perakende fiyatlarını artırmak ve haksız kazanç elde etmekle suçluyor” dedi.

“Elimizi taşın altına koyacağız”

Hal Yasası ile ilgili konuşan Şahin, “Bu Yasanın yanında devlet,kooperatifleşme konusunda da iyileştirmeler yapması halinde hal yasası çok daha etkili olacaktır. Ancak bahçeden çatala gelinceye kadar yüzde 50'lere varan kayıplar ile önemli bir ürün ve gelir kaybı ile karşılaşılmaktadır. İç ve dış pazarda önemli bir kalite ve değer kaybı ile birlikte yüksek girdi fiyatları sonucu üretimde maliyete olumsuz etki yapmakta bu nedenle de şimdilerde ve yakın gelecekte tarımsal ürün ithalatında ciddi artışlar beklenmektedir. Bu nedenle üretim maliyetleri,bahçeden mutfağa kesintisiz soğuk zincir uygulamaları, yetkin pazarlama sistemleri ülkemizde meyve, sebze üretim ve tüketimde önemli gelişmelere neden olacaktır. Derdimiz Tarım.Türk tarımının sürdürülebilir olması için elimizi taşın altına koyacağız. Tarım politikalarının oluşturulmasında aktif rol alacağız" diye kaydetti.

Gonca ÖZTÜRK

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner375

banner376

banner158

banner344

banner322

banner8

banner309

banner239

Kılıçdaroğlu'na Yumruk Atan Tutuklandı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na şehit cenazesinde yumruk atan saldırgan Osman Sarıgün tutuklandı.

Haberi Oku