EKONOMİ:
Antalya desteğe hazır

Antalya’daki tarım ve hayvancılık sektörü yetkilileri, 'Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019’a her alanda destek vermeye hazır olduklarını dile getirdiler.
 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 'Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019' programında önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Albayrak, “Bu paketin hazırlanmasında, ağustos ayından bugüne odalarımızın, iş dünyamızın, TÜSİAD, MÜSİAD başta olmak üzere geniş yelpazede STK’larımızın katkılarını, raporlarını alarak bu çerçeveyi hazırlamaya çalıştık. Tüm bu görüşler ışığında paketimize son halini verdik. Göreve geldiğimiz ilk günden beri, ortaya koyacağımız ekonomik vizyonu, izleyeceğimiz politikaları şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşacağımızı söyledik. Politikalarımızı ve stratejilerimizi tüm paydaşlarımızın katkılarıyla ortaya koyacağımızı ilan ettik. İşte bu şekilde de önce ağustos ayında Yeni Ekonomi yaklaşımımızı paylaştık. O gün, küresel gelişmeler ne olursa olsun, ekonomimizi tüm sınamalardan etkilenmeden çıkacak, güçlü temeller üzerine inşa edeceğimizi söylemiştik” dedi. Albayrak ayrıca enflasyonla mücadele Tarımda Milli Birlik Projesi’nin mayısta kamuoyuyla paylaşılacağını, verilecek desteklerle 4 yıl içinde küçükbaş hayvan sayısını 47 milyondan 100 milyona yükseltileceklerini duyurdu. Uzun bir süre seçim yapılmayacağını da aktaran Albayrak, “Büyük ve güçlü Türkiye idealine kavuşmak için ekonomide gerekli yapısal dönüşümleri hayata geçirmektir. Bugün başlatacağımız süreç, yalnızca bir paketin hayata geçirilmesinden ibaret olmayacak. Bugün sadece, 2019 yılında tamamlayacağımız bir dizi reformu sizlerle paylaşacağız. Ama bu değişim ve reform süreci önümüzdeki 4,5 yıl boyunca, yılmadan kararlılıkla devam edecektir” ifadelerini kullandı.
 

“Yeterki başarılı olsun”
Albayrak’ın açıklamalarının ardından görüşlerine başvurduğumuz Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Fatih Ekinci, “Bakan Albayrak, gıda enflasyonuyla mücadele için Tarımda Milli Birlik Projesi’ne işaret etti. Konuyla ilgili çalışmaların mayısta kamuoyuyla paylaşılacağını aktaran Albayrak, bölge ve ürün bazında makro, arz, talep ve ticari planlama süreçlerinin kurumsal altyapıları tesis edileceğini duyurdu. Tohumdan sofraya daha hakkaniyetli bir değer zinciri dizayn oluşrulumsanı hedeflediklerini aktaran Albayrak, kooperatiflerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Albayrak, bunlara ilavaten yapılanların sonucunda ürün ve bölge bazında sözleşmeli tarımın daha da yaygınlaştırılmasını sağlayacaklarını, özellikle mevsimsel dalgalanmalarla enflasyonla mücadelede önemli yer tutan taze meyve sebze pazarında dengeleyici unsur olması amacıyla Tarım Kredi Kooperatifi ortaklığıyla Sera AŞ’nin kurulacağını, Sera AŞ kapsamında bu yıl ilk etapta 2 bin hektar teknolojik sera inşa edileceğini ve orta vadede 5 bin hektar üretim alanına ulaşılırken uzun vadede örtü altı sebze üretiminin yüzde 25’inin karşılanmasını hedeflediklerini söyledi. Kooperatiflerin kurulmasına karşı değiliz ki daha önce çıkan yasalar kapsamında kooperatiflerin kurulma hakkı zaten var. Federasyon olarak kesinlikle kooperatiflere üretici birliklerine karşı değiliz. Ayrıca biz kooperatiflerin ya da üretici birliklerinin her zaman başarılı olmasından yanayız. Bizler komisyoncular olarak tüketicilerimize tarım ürünlerini nasıl ulaştırabiliriz onun derdindeyiz. Komisyoncu, tüccar, hal, üretici birliği ya da kooperatif, adına ne derseniz deyin; ama kamuoyunun hangisi daha iyi işliyorsa onu tercih etme hakkı var. Yeter ki üreticimiz ve tüketicimiz mağdur olmasın. Biz her türlü gelişmeye ve değişikliğe açığız, yeterki başarılı bir süreç olsun. Bizler bugüne kadar hem üreticinin hem de tüketicinin yanında olduk. Şu an komisyoncuların kaldırılması konusunda halde pek bir gündem yok. Herkes işinde-gücünde. Üretime odaklı, üreticinin ve tüketicinin lehine olan işler üretmeye çalışıyoruz” diye konuştu.


“Fikrimiz alınsın”
Program kapsamında hayvancılık sektörüne yönelik yapılan açıklamaları değerlendiren Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkan Vekili ve Antalya Kasaplar Odası Başkanı Osman Yardımcı ise “Bakan Albayrak’ın yaptığı açıklamalara göre küçükbaş hayvancılık alanından atılacak adımlarla ülkemiz coğrafi gerçeklerine uygun şekilde kırmızı et fiyat istikrarını Küçükbaş Hayvancılık Hamlesi ile desteklenecek. İhracat kapasitesi, yerli yem ve coğrafi şartlara uygunluk gibi özellikleri dikkate alındığında küçükbaş hayvancılıkta potansiyelimizin gerisinde olduğumuz Sayın Bakan kendileri de ifade ederek bu kasamda verilecek desteklerle 47 milyon olan küçükbaş hayvan varlığımızı 4 yıl içinde 100 milyona yükseltileceklerini söyledi. Nasıl yapacakları çok önemli. Bizlerde küçükbaş hayvan sayısının arttırılmasından yana tarafız. Ama bu yapılırken bizim de fikirlerimizin alınması gerekir diye düşünüyorum. Türkiye’de şu an hayvancılığı bilen kişilerle yol alınmıyor. Hayvancılık önemli bir sektör. 3-4 firmayla bu işler çözülmez. Hayvancılıkla ilgili sorunlar çözülmeyecek sorunlar değil. Biz, federasyon olarak yıllar önce hayvancılıkla ilgili fikirlerimizi bakanlığa dosya şeklinde sunduk. Yıllar sonra bizim düşüncelerimize geliyorlar. Hayvancılığın düzeltilmesi için mutlaka Türkiye Kasaplar Federasyonu’nun düşüncelerine önem verilmeli. Antalya, keçi varlığında ülkede ilk sıradaydı. Ama şimdi bunun hakkında bilgimiz yok ve köylere gittiğimiz zaman eskiden gördüğümüz küçükbaş hayvan sürülerini göremiyoruz. Keçi ormanın ilacıdır, burada yapılan düzenlemelerde keçi sayısının azalmasında büyük etki gösterdi. Dönemin bakanına da keçi ormanın ilacıdır diye söylemiştik; ama bizi dinlemediler” dedi.

 

Sistemsel değişiklik vurgusu
Sektörün ayağa kaldırılması için radikal değişimlere ihtiyaç duyulduğunu da aktaran Yardımcı, “Hayvancılıkta danaya teşvik vermesinler, koyuna versinler. Şehirde yaşayan insanları köye dönmeye özendirsinler. Köyler tekrar cazibe merkezi haline gelsin. Her köylümüze, şehirden köyüne geri dönmesi için 30 koyun hibe edilmeli. 100 vermesinler 10 vermesinler sadece 30 koyun versinler. Koyun bir yıl sonra 2 kuzu yavrular ve böyle böyle koyun sayısı artar. Ayrıca maliyetler yüksek. Başta yem olmak üzere elektrik, mazot, veteriner giderleri yüksek. Bu giderlerin de düşürülmesi gerekir. Devletimiz ayrıca radikal bir karar alarak meralarla ilgili düzenlemeler getirilmesi lazım. Bugün hayvancılıkla ilgili sektöre yön veren ülkelere baktığınız zaman desteklerin büyük işletmelere değil, aile işletmelerine verildiği gözlenmekte. Türkiye’de de destekler birkaç şirkete değil, aile şirketlerine yönlendirilmeli. Yine çoban sorunumuz var. Amerika’nın kovboyuna nasıl bir imaj oluşturulduysa çobanarımıza da aynı şekilde bir imaj oluşturulmalı. Muhtarlar, Cumhurbaşkanlığında ağırlanıyor, bir de çobanlar ağırlansın. İnsanları çobanlığa özendirmek lazım, bunun için de devletin onlara destek verdiğini göstermesi lazım. Bizler 1990’a kadar küçükbaş hayvan eti tüketiyorduk. Her ne olduysa oldu ve bu tarihten sonra insanlar dana eti yemeye özendirildi. Yine insanlarımızı küçükbaş hayvan eti tüketmeye özendirmemiz lazım. Hayvancılıkla ilgili politikalarda bazı sermaye guruplarına göre değil de aile şirketlerine göre hareket edildiğinde hayvancılık rayına oturur” değerlendirmesinde bulundu.
Veli AKOĞLU

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner375

banner376

banner158

banner344

banner322

banner8

banner309

banner239

Elinizde varsa dikkat! Tedavülden kalkıyor...
AB Merkez Bankası tarafından 2002 yılında piyasaya sürülen ve 26 Ocak itibariyle 17 Avrupa ülkesi tarafından...

Haberi Oku