EKONOMİ:
ANSİAD'ın gündemi ekonomi

Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Akın Akıncı, “Seçimlerden sonra iş dünyası olarak en büyük beklentimiz 4 buçuk yıllık uzun seçimsiz dönem içinde en önemli gündemimiz olan ekonomik reformların hayata geçirilmesindeki kararlılık olmalıdır” dedi.

Yalın Enstitü Derneği Başkanı Yalçın İpbüken’in konuk olduğu ANSİAD 7’inci Olağan Toplantısı, ANSİAD üyeleri ve konukların katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantı kapsamında İpbüken “Yalın dönüşüm ve dünya çapında rekabet edebilmek için Türk sanayisini dönüştürmek” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Açılış konuşmasını yapan ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Akıncı ise “31 Mart Mahalli İdareler Seçimi’ni tamamlamış bulunuyoruz. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek de dahil olmak üzere bir çok belediye başkanımız mazbatalarını alarak göreve başladılar. Sonuçların kentimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Ekonomik reform vurgusu
Ekonomik reformların hayata geçirilmesinin önemine vurgu yapan Akıncı, “Yerel yönetimleri gündelik yaşantımıza doğrudan etki eden sorunların çözümü ve demokrasinin tabanda uygulanması bakımından çok kıymetli buluyoruz. Yerel seçim gündeminin ortadan kalkmasıyla 4 buçuk yıllık seçimsiz bir dönem gözükmekle birlikte dikkate alınması gereken noktanın ekonomik reform olması gerektiğini düşünmekteyiz. Demokrasi ve ekonomik kalkınmanın yerelden başladığını birçok kez dile getirmiştik. Bununla birlikte akıllı kent teknolojileri ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini geliştirebilecek yerel yönetim anlayışının kalıcı çözümleri de beraberinde getireceği inancındayız. Önümüzdeki süreç ekonomik ve yerel kalkınma hedeflerinin gerçekleştirilmesi için önemli bir fırsat olmakla birlikte kalıcı çözümlerin konuşulması ve üretimin artırılması bakımından da ciddi bir süreçtir. Özellikle Antalya genelinde yeni tarım politikalarıyla üreticinin ve tüketicinin hakkı gözetilmeli, yanlış uygulamalar sonucunda kaybolan tarım arazileriyle ilgili çalışmalar hemen başlatılmalıdır. Turizm odaklı bir kent olmanın da avantajlarıyla Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi Antalya’mız; gerek destinasyonları gerek turizm çeşitliliği ve kültürel mirasıyla uluslararası arenada temsil edilmelidir. Kent dinamikleri olarak önümüzdeki süreçte bu konuda projelerimizi ve katkılarımızı sunmaya her zaman hazırız” ifadelerini kullandı.

“İşbirliklerini önemsiyoruz”
Akıncı, “Ülkemizin son yıllarda yaşadığı yoğun seçim takvimi özellikle ekonomi için öncelikli olan bütüncül yapısal reformların gecikmesinde önemli bir etken olmuştur. Seçimlerden sonra iş dünyası olarak en büyük beklentimiz 4 buçuk yıllık uzun seçimsiz dönem içinde en önemli gündemimiz olan ekonomik reformların hayata geçirilmesindeki kararlılık olmalıdır. Dolayısıyla iş dünyasının bu beklentilerinin kısa vadeli hiçbir siyasi hesaba takılmamasını umut ediyoruz. Demokratik sistemin sağlıklı bir şekilde işletilmesinin yerel yönetimlerin çoğulcu, katılımcı ve insana yönelik olarak yeniden yapılanmasıyla mümkün olacağını biliyoruz. Bu süreçte de yerel yönetimlerin Antalya’da ihtiyaçlara cevap verebilmesi ve çalışmalarda sürekliliğin devam edebilmesi adına işbirliklerini önemsiyoruz. Seçim döneminde Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek ve ilçe belediye başkanlarımıza da sözlü olarak ilettiğimiz üzere altyapıdan imara, eğitimden kültüre, toplu taşımadan kent planlamasına kadar hayata geçirilmesi noktasında ANSİAD olarak her an göreve hazır olduğumuzu belirtiyor ve seçilmiş olan tüm belediye başkanlarımıza başarılar diliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

“Farkına varmamız gerek”
Toplantı, ANSİAD Üyesi Berkay Bahar’ın moderatörlüğünde, Yalın Enstitü Derneği Başkanı Yalçın İpbüken’in “Yalın dönüşüm ve dünya çapında rekabet edebilmek için Türk sanayisini dönüştürmek” konulu sunumuyla devam etti. Türkiye’nin coğrafi konumu itibariyle önemli bir ülke olduğunu da aktaran İpbüken, “Türkiye dünyanın kalbi, adeta bir köprüdür. Türkiye; ne İsveç, ne Japonya ne de Kore’ye benzemektedir. Bu coğrafyada yaşayan bizlerin ne kadar güç bir ortamda olduğumuzun farkına varmamız gerekmektedir. Özellikle her meslekteki insanların bunu bilmesi ve buna göre hareket etmesi gerekmektedir. Amaç yalnız kendini kurtarmak veya günü kurtarmak değildir. Bu coğrafyada ya hep birlikte iyi olacağız ya da hep birlikte sıkıntıların içerisine gireceğiz. Çünkü ne yaparsak yapalım insan için ve insanla birlikte yapacağız. Ancak tehditlerin olduğu yerde fırsatlarda eksik olmaz. Nitekim coğrafyamız dünya nüfusunun önemli bir kısmıyla 4 saatlik uçuş mesafesindedir. Tarih boyunca Anadolu toprakları; malların, fikirlerin ve insanların geçiş yolu üzerinde olmuştur. Bu topraklar ya medeniyetleri yaratmış ya da yok etmiştir. Biz; başka ulusların bizim üzerimizden geçtiği bir yer mi olacağız yahut kendi etrafımıza enerji mi saçacağız, buna biz karar vereceğiz. Dolayısıyla kendimizi bırakmamalıyız” dedi.

“Aklımızı başımıza devşirmeliyiz”
İpbüken, açıklamalarının devamında şu ifadelere yer verdi: “2020 ile 2030 yılları dünyanın yeniden şekilleneceği yıllar olacak. Biz bu yıllar arasında ya 1’inci lige çıkıp kazanan ülkeler arasında olacağız ya da bir alt ligde yaşam mücadelesi vereceğiz. O yüzden hemen karar vermemiz acil ihtiyaçtır. Aklımızı başımıza devşirmemiz gereken bir dönemdeyiz. Bundan sonraki dönem; zamanı, harcamaları, tehditleri ve fırsatları anında doğru değerlendirmeyi gerektiriyor. Kolektif akıl her zamankinden daha hayatidir. O yüzden de tüm paydaşların etkin bir şekilde sürece katılımını sağlamamız lazımdır. Gençlerimizin geleceğini Türkiye’de bulabileceğini ailelerin bilmesi ve ona göre de çocuklarını hazırlaması gerekmektedir. Zengin ve güçlü insanların çocukları, gençlerimiz başka ülkelerin pasaportlarını almak için kıvranmaktadır. Geleceğimizi bu şekilde garanti altına almamız mümkün değildir. Bu ülkenin iyi yetişmiş insanlarını başka ülkelere kaptırırsak istediğimiz 21’inci yüzyıl ülkesi olmayı başaramayız. Barış ve güven ortamında mutluluk içinde yaşayabilmemiz için her birimizin refaha erişmesi veya erişme ümidinin olması lazımdır. Ümidi kesilen insanların ne yaptığı işten ne de vatandaşlığından hayır gelir. Kimsenin dışlanmadığı ve insanların birbirine saygı duyduğu 21’inci yüzyıl ülkesi olabiliriz. Biz de bu potansiyel var. Bunun içinde her şeyimiz var. Artık 1’inci ligde olanlar açık ara önde değiller. Türkiye içinde bulunduğu coğrafyanın avantajlarını kullanırsa çok şeyi çözebilir. Bizim uzlaşma kültürünü çözmemiz gerekiyor. Çalışanları artık çalışan olarak kabul edemeyiz. Özellikle turizmde eğer insan malzemesini dikkate almazsanız yalnız tesis yapar ve güneşle havadan bahsederseniz 1’inci ligde rekabet edemezsiniz. Sürekli olarak kitle turizmi yapar ve ucuz kazanç elde edersiniz. Artık komplekslerden kurtulmamız ve kendimize güvenmemiz lazımdır. Liderlik ve yöneticiliği İngilizlerden veya başkalarından öğrenecek değiliz. Yapma, üretme ve hatta dijitalleşme konusunda Türkiye’nin Batı Dünyası’ndan öğrenecek hiçbir şeyi yoktur. Her şey kararınca ve yeteri kadar yapılmalıdır” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
Ceylan YAŞAR

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner158

banner344

banner322

banner8

banner309

banner239

Sanayi üretim rakamları şaşırttı
Sanayi üretimi Mayıs'ta yıllık yüzde 1,3 düştü, aylık yüzde 1,3 arttı. Ekonomistler sanayi üretiminin...

Haberi Oku