Değişim ve buna alışmak, her zaman ve zeminde önemlidir. 

Bazıları hep negatiftir. Değişim ve gelişmeleri hiç kabul etmezler. Başlangıçta tepkilerini ortaya koyarlar ve ileriki zamanlarda da “Alışamadım” derler. 

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, yeni bir devlet yapısı ortaya koymuştur. Bürokrasi, kurumlar baştan aşağı değişmektedir. Yeni bir sistem yapılanması olduğu için eksiklikler ve yanlışlıklar olabilir. Bu değişim sırasında boşluklar olabilir. Kaos çıkabilir. Dikkatli olmak gerekir. 

Çadırdan devlete, göçebe hayatından yerleşik düzene geçen büyük Türk Devleti kendi sistemini hep kurmuştur. Genelde kabulde zorlanılmaz. Türk Milleti yeniliğe açıktır. Sadece temel kurulurken çok dikkat edilmelidir. 

CHP her zaman gelişmeye karşıdır. Statükocudur. Engel olmak ister. “Hayır”cıdır. 

DURMAK YOK, YOLA DEVAM. 

28 Şubat sürecinin hazırlanması, alt yapısının oluşması ile ilgili çalışmaların yapıldığı yıllarda yaşanmış bir olayı size aktarmak istiyorum. 

Bir gün eski Sanayi ve Ticaret Bakanı değerli ağabeyim Ali COŞKUN Bey telefon açtı: “Falez Oteldeyiz. Dostlarla beraberiz. Senide bekliyoruz”. 

Sayın Rahim ÖZKAYMAK’la beraber Cemil ÇİÇEK, Abdülkadir AKSU, Necati ÇETİNKAYA, Prof. Dr. Şakir AKÇA Beylerle, ismini hatırlayamadığım birkaç dost daha vardı. 

Ali Bey, parlamenter sistemdeki bazı yanlışlıklardan dem vurmuştu. Sayın Mesut YILMAZ’ın yönetimindeki hükümette Ali Bey Milli Savunma Komisyonu Başkanı, rahmetli Sayın Prof. Dr. Korkut ÖZAL İçişleri Komisyonu Başkanıymış. 

Beraber meclis’te sohbet ederken, Bakanlıktan görevli bir Albay Ali Bey’in imzalaması için bir dosya getirir. Dosyanın içinde sadece ön yazı vardır. Muhtevası yoktur. 

Ali Bey, görevli albaya eklerini sorar. Oda gizli olduğunu, bilgi veremeyeceğini ifade eder. Ali Bey, diğer evrakları görmeden imza atmayacağını belirtir. Albay gider. Bir müddet sonra Orgeneral Çevik Bir telefon açar. 

Selam kelam faslından sonra, Sayın Çevik Bir konunun önemini belirtir. 

Ali Bey; “Milli Savunma Komisyonu Başkanı, önemli bir alıma, evraka imza atacak. Ama ne olduğunu bilmeyecek. Böyle bir şey olur mu?” der. 

Çevik Bir: “Ali Bey, ben sizi Genelkurmay’a davet etsem, bilgilendirsem olur mu?” der. 

Ali Bey’de İçişleri Komisyon Başkanı Prof. Dr. Korkut ÖZAL Bey ile beraber olduğunu söyler. Çevik Bir eğer mümkünse beraber gelmelerini istirham eder. Ali Bey, Korkut Bey’e durumu anlatır. Beraberce Genelkurmay’a giderler. 

Kapıda kendilerini tanıtırlar. Randevularının olduğunu belirttiler. Kapıdaki görevli, Korkut Bey’i sakallı olduğu için içeri alamayacağını, kendisini alacağını söyleyince Ali Bey; “O zaman ben de gelmem” der. 

Tam ayrılacağı zaman görevli; “Bir dakika Efendim” der. Bir yerle telefonla görüşür ve daha sonra Korkut Bey’le beraber onları Genelkurmay’a alırlar. 

Orgeneral Çevik Bir, güneydoğudaki durumları ve Milli Savunma Komisyonundan istenilen silahların alımıyla ilgili evrakları anlatır. Konu çok önemlidir. Milli Savunma Komisyonu ve İçişleri Komisyonu üyeleri ile beraberce helikopterle Diyarbakır’a giderler. Komutanlar onları karşılar. Gerekli bilgiyi verirler. Cudi Dağı’na çıkarlar ve döndükten sonrada evrakları imzalarlar. 

Nereden, nereye geldik? 

Türkiye’de yıllarca, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları hep gündemdeydi. 

Halka ve hükümetlere ültimatom veriyorlar, dizayn ediyor, darbeler yapıyorlardı. Bu yaptıklarını da yasalarla güvence altına almışlardı. 

Milli Savunma Bakanlarının esamesi dahi okunmuyordu. 

Sayın Orgeneral Hulusi AKAR’ın Milli Savunma Bakanı yapılması Devlet ve Millet için çok güzel ve isabetli olmuştur. Hayırlı olsun. 

Milli Savunmayı en iyi bilen ve yapılandırmayı yapacak olan birisidir. Tebrik ediyorum. 

Genelkurmay Başkanlığı’nın idari bakımdan Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı olması da doğru bir karardır. 

Başkomutan zaten Devlet Başkanıdır. 

Tabi bu arada MGK yapısı da değişecektir. 

Evet. Sistem de bir değişiklik var. Bu değişiklik bir günde olacak kadar kolay değildir. Peyderpey sıkıntılar içerisinde geçecektir. Ama doğum güzel olacaktır. 

İnşallah, yeni sistemle vesayet odakları ve oligarşik bürokrasinin tahakkümü sona erer. 

Sivil veya apoletli mafyanın önü kesilir. 

Hak ve hukuk teessüs eder. 

Kamu düzeni, güvenliği ve huzuru sağlanır. 

Akraba, arkadaş, yandaş, bölgecilik, cemaatçilik, ırkçılık değil, ehliyet, liyakat önde tutulur. 

Türk Milli Takım eski antrenörlerinden Değerli Dostum, Doğan HAKYEMEZ vefat etmiştir. Allah’tan (c.c) rahmet diliyorum. 

MHP’nin kurucularından rahmetli Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’in yol arkadaşı rahmetli dayım Şehit Av. Adil OKUR’un eşi Rana yengemde vefat etmiştir. Allah’tan (c.c) ona da rahmet diliyorum. 

Her iki aileye, dostlarına ve sevenlerine de taziye dileklerimi sunuyorum. 

Kalın Sağlıcakla… 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner373

banner158

banner344

banner322

banner8

banner309

banner239