Türkiye Büyük Millet Meclisi İdari Amiri Çorum Milletvekili Sayın Salim USLU ve Ankara Milletvekili Sayın Nevzat CEYLAN Bey’in açılışını yaptığı Redaktör Dergisinin düzenlemiş olduğu “15 TEMMUZ VE TÜRKİYE” panelinde şehitleri, gazileri, şehit ailelerini, gazetecileri ve yazarları dinledik. Çok güzel bir programdı. Herkese teşekkür ediyorum.

Bu kadar önemli ve güzel bir toplantıya katılım çok daha fazla olmalıydı. Gönül isterdi ki; Antalyalılar salonu doldursun. Duyurunun eksik olduğu kanaatindeyim. Kadim dostum Salim Bey’in daveti ile bende panele katıldım.

Antalya Birlik ve Kardeşlik Platformu Başkanı Sayın Cafer BAYRAKTAR, Muzaffer BALİN ve bazı Sivil Toplum Kuruluşları (STK’lar) da bu toplantıdaydı.

Derginin sahibi Sayın İbrahim GÖKDEMİR canla, başla Türkiye’nin haşhaşilerle mücadelesini herkese anlatıyor. Panelin sabahki bölümünde Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Gazi Sayın Fatih ERYILMAZ, diğer gaziler, (tankların önüne yatan Yaşar YALDIZ ile Muammer POLAT) ve şehit babası Zeki KILLINÇ ile muhterem eşi Meltem Hanım konuştular.

Öğleden sonraki konuşmacılarsa Serdar ARSEVEN (Milat Gazetesi), Latif ŞİMŞEK (Beyaz TV), Bayram ZİLAN (Kanal A), Adnan KARAKAŞ (A Haber Editörü) ve Dr. Shahid Qureshi (The Post London Editörü) idi. Toplantıya 16 ülkeden gazeteciler ve üniversite görevlileri katıldılar. Her bir konuşma bir kitap olacak muhtevadaydı.

Katılımcıların ilgi ile dinlediği panelde panelistlerin konuşması konunun önemini net bir şekilde izah ediyordu. Aşağıda şehit ailesinin konuşmasından bir bölümü size sunuyorum;

Şehit babası Zeki KILLINÇ;

Milletlerin devamı, mankurtlaşmamış, bağımsız olmasına bağlıdır. Milletimiz için vatan toprakları kutsal değerlerimizin toplandığı bir yerdir. Vatan acısıyla, tatlısıyla tüm hatıralarımızın toplandığı kutsal bir bahçe ve gerektiğinde de düşmanlara karşı savunduğumuz bir kalemizdir.

Türk milleti tarih boyunca egemenliğinden, bağımsızlığından ve özgürlüğünden hiçbir şekilde taviz vermemiş, boyunduruk altına girmemiş olan bir millettir. Atalarımız 600 yıl boyunca adaletle dünyaya hükmetmiştir. Milletlerin diline, dinine, ırklarına bakmadan onları hep en iyi şekilde kucaklamıştır.

Ecdadımız bu aziz vatanı, kutsal ve bereketli toprakları vatan olarak seçmiş ve bedeller ödeyerek bizlere emanet etmiştir. Bizler ise ecdadımız tarafından emanet edilen bu güzelim toprakları, bedeller ödeyerek koruduk. Yeri geldiğinde şehit, yeri geldiğinde gazi olduk.

Dünyada bizden başka hiçbir millet yoktur ki bağımsızlığı ve özgürlüğü için gerektiğinde tankların paletlerinin altına yatsın. Bayrağı ve vatanı için ölmeyi ibadet saysın. BİZLER ANASIZ, BABASIZ, EVLATSIZ YAŞARIZ. ANCAK VATANSIZ YAŞAYAMAYIZ.

Şair ne güzel söylemiş;

“Bayrakları bayrak yapan, üstündeki kandır.

Toprak, eğer üstünde ölen varsa vatandır.”

İşte bu milletin evlatları 15 Temmuz gecesinde, bağımsızlığını elinden almak isteyenlere, hürriyetinden, özgürlüğünden yoksun bırakmak isteyenlere, kendisine boyunduruk ve zincir vurmak isteyenlere karşı destansı bir mücadele ortaya koymuştur. Hiç korkmadan göğüslerini tankların, mermilerin karşısına siper etmiştir. Vatanları, özgürlükleri ve demokrasileri için canları pahasına mücadele etmişlerdir.

Sonuçta yüzlerce şehitler verdik, binlerce gazimiz vardır.

Yıllarca içimizde sinsice yerleşen, Türk Askerinin o şerefli elbisesini giyen birilerinin uşağı olmuş, beyinleri yıkanmış vatan hainlerinin 15 Temmuz gecesindeki ihaneti karşısında Çanakkale ve Kurtuluş savaşındaki gibi bir mücadele verdik.

VTR’lerin gösterildiği salonda rahatsızlanan ama, metanetini koruyan Meltem Hanım ise;

Bana soruyorlar;

Can mı tatlı, evlat mı tatlı diye? Evladın olmadığı canın tadı mı olur?

15 Temmuz ülkemiz ve benim için en acı gündür. 15 Temmuz gecesinde vatan hainlerince ülkemizde yapılan darbe girişimi cumhuriyet tarihinde görülmemiştir. Halen haince saldırılarına devam ediyorlar. Şehitlerimiz bizim için değerli ve kıymetlidir. Bir o kadar da gazilerimiz de çok değerlidir. Onlar bu vatan için ölümü göze alarak, şehit olmak için canla başla mücadele etmişlerdir. O güzel yürekli gazilerimizi saygıyla selamlıyorum.

Peygamber Efendimizin (S.A.V) İstanbul ve Fatih Sultan MEHMET için söylediklerini hepimiz biliyoruz. Türkiye doğası, iklimi, toprağı, havası, suyu, canlı, cansız varlıklarıyla, insanlarıyla güzel bir ülkedir. Tüm dünya da biliyor.

Biz burada Müslüman olarak rahat, mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamak istiyoruz artık.

Bizim Türkiye olarak hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok. Ey dünya, batılılar ne alıp veremediğiniz var bizimle. Bizlere neden saldırıyorsunuz?

Bizi rahat bırakın artık. Türkiye’yi rahat bırakın. Ülkemizi rahat bırakın artık. Devamlı (PKK, PYD, FETÖ, DAEŞ vs.) köpeklerinizle saldırı halindesiniz.

Dünyadaki Müslüman halkı ve Türkiye’yi rahat bıraksınlar artık. Yeter! Yeter!…

Bu ülkeyi sizlere bırakmayacağız.

Ben evladımı şehit verdim. BEN, AİLEM VE YÜCE TÜRK MİLLETİ ŞEHİT OLMAYA HAZIRIZ. BİZ TÜRK MİLLETİ ÖLÜMDEN KORKMAYAN, CESARETLİ BİR MİLLETİZ. BİZİM İÇİN VATAN HER ŞEYDEN ÖNEMLİDİR. KURTULUŞ SAVAŞINDA, ÇANAKKALE’DE VE EN SONUNDA 15 TEMMUZ’DA ZATEN HER ŞEYİ GÖSTERDİK” dedi.

Değerli okurlar,

Darbecilere en büyük darbeyi yapan Türk Halkının feraset ve cesareti çok büyüktür.

Bu tür özel toplantılarda resmi ve özel kurum ve kuruluşlara duyuru yapılmalı, katılımlar sağlanmalıdır. 15 Temmuz hafızalardan çıkartılmamalıdır. Unutulmamalıdır.

Kalın sağlıcakla…

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner387

banner158

banner344

banner245

banner322

banner8

banner309

banner239